Bu gadget'ta bir hata oluştu

27 Mart 2012 Salı

Özledimmmm....

Ben anneannemi çok özledim!Ama çok özledim anlatılacak gibi değilde işte anlatmaya çalışıcam,gerçi neden anlatmaya çalışıcam onu da bilmiyorum...Yok yok biliyorum ya,çünkü ben...Utanıyorum ve içim çok doldu...8 sene oldu o bizi bırakıp gideli yada şöyle düzeltmeli..8 sene oldu dinlenmeye karar vereli!!Çünkü ben onu tanıdım tanıyalı yani kendimi bildim bileli o hep yorgundu!Çünkü çok uğraşırdı...Şimdi detayları yazmaya gerek yok ama yorulurdu işte :)
Çok özledim onu herşeyini...Ona kalmaya gittiğimde gece tuvaletim geldiğinde (tuvaleti bahçede olduğu için gece çıkmaya korkardım) onu her seferinde uyandırırdım ve o bir kez bile demedi öff yada başka bir nida!! Hadi annem gidelim derdi hep...Beklerdi bahçe kapısında!!!Yine ona kalmaya gittiğimde akşamları otururken 'çekirdek alalım mı bakkaldan 'derdi,sırf benim canım sıkılmasın diye!!
'Acıktın mı,akıtma yapayım mı annem' derdi hep...Çok güzel olurdu akıtmaları...Ben pazar günleri çocuklarıma akıtma yaparken ocağın başında ağlarım hep...
Camın önünde oturur çetik örerdi hep..Küpeli çiçekleri vardı camın önünde kırmızı kırmızı!!!
Kurbanda koyun kıymasında köfte yapardı mis gibi!!Maşıngada ekmek kızartırdı üstüne sıvıyağ dökerdi birde karışık baharat!
Evin önüne oturur pazardan geldiğinde yemek için hazırlık yapardı kapıda!Gelene geçene laf atardı ama sadece tanıdıklarına...
Ama en çok aklımda kalan.....
KOLTUKLARINIZI KIRMIZI ALIN TAMAM MI???
Birde...
Annemle onu ilk ve son kez yıkadığımızda gözümün içine bakıp
'Allah razı olsun' demesi...
Ve ben utanıyorum...
O gideli (dinlenmeye)tam 8 sene oldu ama ben 1 kez bile gidemedim  mezarına..............
Gitmedim yada...
Çünkü o gitsin istemedim hiç,Efe'yi görsün istedim Azra'yı görsün evime gelsin kırmızı değil ama kiremit rengi koltuklarımı görsün...
Çok özledim...

16 Mart 2012 Cuma

Bozdum kendimi...

Ya ben bu işi fazla ciddiye aldım yada gerçekten kafayı falan yedim...Yazıcam diye bozdum kendimi,akşamları yatağa girdiğimde kelimeler uçuyor önce gözlerimin önünde sonra onlar birde utanmadan cümlelere paragraflara dönüşüyor birer birer...Üşenmesem kalkıp açıcam bilgisayarı ama elimde kitabım(AŞKNAME)gözümde gözlüğüm yanımda fosurdayan sıcacık yatan kocam kuşum beni nedense vazgeçiriyor bu düşüncemden...Resmen üşeniyorum yani başka adı yok bunun :) Ama öyle bir şey fark ediyorum ki o an,elimdeki kitabı okuyorum da...Aynı paragrafı 50 kez falan ..!!Yalan yani düpedüz yalan..Okuyorum sanıyorum okumuyorum çünkü aklım yazacaklarımda!Neler geçiyor aklımdan neler...Acaba yaptığım yemeklerden yazsam mı benden kitap yazarı daha doğrusu Emine Beder gibi yemek kitapları yazarı olurmu? Hahhhaa neydi onun imzası S.EMİNE BEDER..Ahanda işte bende A.SEHER ÖZTÜRK :) Adım müsait arkadaş yemek kitabı yada en azından şimdilik blog yazarı olmaya!Yemek yapma becerimde var Allah'a şükür..De!!! Ne dedik başlıkta kocaman puntolarla 'MOTORCU ANNE'...Yemek,kitap,hobi,ev işi hatta el işi çoluk çocuk tamamda benim asıl istediğimi en çok bi şarkı anlatıyo sanırım...


'Hadi kalk gidelim hemen şu anda'(Nereye gidiyosun arkadaşım 2 çocuk var evde kime bırakıcan bi organize ol bakalım önce!)
'Kapa telefonunu bulamasın arayanda'(Haydaa buyur burdan yak,çıldırsın Baba Duru arayıp bulamayınca ee çocuklar orda,arada arayıp nabız yoklamak lazım ama!)
'Açarız radyoyu yol nereye biz orayaaaaaa' (Yaav tamam yol nereye biz oraya da biz navigasyon cihazıyla kaybolmuş insanlarız Allah muhafaza yani!!!)
iyi gelmez mi hiç deniz havası
bir göz oda bulur sokarız başımızı
bir de koyarız iki kadeh
kafa nereye biz oraya 

(Bak işte buna dicek lafım yok agaaa hele ki o 2 kadeh sonrasında kafa giderse _ki ben artık pahalıya mal olmaya başladım_offff diyorum arkadaş...)
Yani uyku gider yol bitmez :) Aman uykularım sizin olsun ben yeter ki yazayım anladım!


Dibin de notu :D = Ahanda buraya yazıyorum herkesler görsün ben bu şarkının klibini bigün kocamla çekmezsem EMİNE BEDER olayım :)

15 Mart 2012 Perşembe

Susmak Nedir?

Susmak bence bir cümlenin bekleyişidir çünkü susup dinlendikten ve dinledikten sonra gelecek cümle daha dinçtir,dinamiktir yani...Çok konuşunca sanırız ki yorulan biziz ama biz değil 'cümle alem' yorulur!Yormamak lazım cümleyi;)
Hem bence susmak bir atasözünde olduğu gibi-sakla samanı gelir zamanı-söyleyecek sözümüz kalmadığı zamanda cümle biriktirmeye  faydalı olabilir...Olur da darda kalırsanız,söylenecek söz kalmadığında söz söylemektir belki de susmak..Hem ne demiş bir düşünen amca(sanki biz düşünemiyoz anasını satiim) 
'Söylenmiş her cümle yere düşen bir yapraktır!'
Vay arkadaş:) Ağaçlar ne çok konuşuyorlar o zaman,hele ki sonbaharda.Sonra onlar da susuyorlar işte ilkbahara kadar,yeni cümleler gibi yeni yapraklar biriktiriyorlar! Demek ki bahar geldiğinde yeni yeni yeşermişse bir ağaç bilin ki zamanında susmayı bilmiştir!
Şimdi benim susma vaktim yeni cümleler biriktirmek için deyin isterseniz,isterseniz söyleyecek sözü kalmadı isterseniz eli kolu yoruldu klavyede!
Sustum işte ;)

13 Mart 2012 Salı

Bişey Yapmalı...

Evet ama ne...Yapıyorum da aslında hatta belki de fazlasıyla..Ben ne garip bi insanım durup düşündüğümde..Meselaaa...Evet anneyim ama bu yetmemiş anlaşılan yada belki de çalışamıyor olmanın bende yarattığı bir sorun olsa gerek fazla şeyler yapmaya çalışıyorum. Her gün deli gibi yemek yapabilirim örneğin hatta o kadar çok seviyorum ki daha dün akşam hazırladığım rakılı mezeli sofradan sonra dedim zaten eşime(zuzuma) benim yapmam gereken şöyle 10-15 masalı küçük bir mekan açıp her gün taze mezeler yemekler yapmak...Ne büyük bir zevk bir şeyler yapıp başkalarına sunmak!Sonra ne yapıyorum,sosyal medya yı takip etmek ayrıca bir iş olmalı tabii..Bunun Twitter'ı var facebook'u var google plus'ı var motosiklet forumları var ha birde şimdi blogu var...Hepsinde aktif olmak zevkli ama hakkını vermek lazım :)Bu kadar mı peki..? Asla..Gariptir,dantel yapıp satan aynı zamanda bir 500 parçalık puzzle bitirip şimdi 1000 parçalık olanına başlayan,okul ve ev arasında mekik dokuyan,dövmelerini seven,kulağının birinde kırmızı şarap şişesi diğerinde şarap kadehi figürlü küpeleri ile okul velileri ile günlere katılan,geceleri 3 sayfa da olsa kitap okuyan_ki şu aralar deli gibi Tebrizli Şems'e takmış bulunuyorum_,Okan Bayülgen seyrederken gaza gelip ona tweet atan vee en güzeli de her fırsatını bulduğunda artçı olarak da olsa kocacığıyla motoruna_safinaz hanım_  atlayıp geziler yapan çadır kuran....
Ama son söze gelmeden şunu da demek lazımdır ki ;
Başarı bir işi %100 katlamak değil, 100 işi %1 bile olsa ilerletmektir.
Okurken yoruldum arkadaş bi durup dinlenmek lazım ;)

12 Mart 2012 Pazartesi

                                                       Hadi başlayalım bakalım...
Hani herkes ilk başladığında ne yazacağını bilemez de sonra arkasına dönüp baktığında sayfalar dolusu yazmıştır ya...Umarım bende aynısını yaşarım...Hep istemişimdir herkese hitap eden şeyler yazayım aslında fazla da kitap okurum,yani kelime dağarcığım da geniştir...Ayrıca hitap gücüm de olduğuna inanıyorum da gel gelelim bu iş biraz daha zor sanki..O zaman bu sadece bir başlangıç olsun,sonrasında_ eğer gelirse tabi_yorumlara göre yön verir değerlendiririz gidişatımızı...